26/12/2007 · Kategori: ISLAMi BILGILER
| ـ1ـ عن مالك: ]أنَّهُ بَلَغَهُ أنّ رسولَ اللّهِ # كَانَ إذَا وَضَعَ رِجْلَهُ في الْغَرْزِ وَهُوَ يُرِيدُ السَّفَرَ يقُولُ: بِسْمِ اللّهِ، اللَّهُمَّ أنْتَ الصَّاحِبُ في السَّفَرِ وَالخَلِيفَةُ في ا‘هْلِ، اللَّهُمَّ ازْوِ لَنَا ا‘رْضَ، وَهَوِّنْ عَلَيْنَا السَّفَرَ. اللَّهُمَّ إنِّى أعُوذ بِكَ مِنْ وَعثَاءِ السَّفَرِ، وَكآبَةِ الْمُنْقَلَبِ، وَمِنْ سُوء المَنْظَرِ في المَالِ وَا‘هْلِ[.)الْغَرْزُ(: ركاب الرجل من جلد، )وَالزَّىُّ(: الطى والجمع، )وَوَعْثَاءُ السفَرِ(: نعبه ومشقته، )وَكَآبَة الْمُنْقَلَبِ(: الحزن، والمنقلب: المرجع . |
1. (1833)- İmam Mâlik'e ulaştığına göre Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sefer arzusuyla ayağını bineğinin özengisine koyduğu zaman şu duayı okurdu:"Bismillah! Allahım! Sen seferde arkadaşım, ailemde vekilimsin. Allahım, bize arzı dür, seferi kolaylaştır. Allahım, yolun meşakkatlerinden, üzüntülü dönüşten, mal ve ailede vukûa gelecek kötü manzaralardan sana sığınıyorum". [Muvatta, İsti'zân 34, (2, 977).]
AÇIKLAMA:
1- Allah'ın sefer arkadaşı ve evde vekil olarak tavsifi, hiçbir mekânın onun emrinden, hükmünden hâriç kalmadığını, her yerde mü'mine huzur verdiğini ifâde eder. Öyle ise Zât-ı Zülcelâl hazretleri yolcuya sefer sırasında selâmet vermek, rızık vermek, yardım etmek, muvaffak kılmak gibi çeşitli nimetleriyle beraberlik sağlamaktadır. Mü'min mazhar olduğu her hayrı Allah'tan bilerek onun huzurunu her yerde hisseder, yolculuk sırasında bile. Keza yolcu, geride kalan ailesi hakkında da aynı düşünce ve duyguları taşıyarak yolculuğunu huzur içinde devam ettirir.
2-"Bize arzı dür" cümlesi, yolculuğun süratli geçmesi için yaplmış bir duadır. Arz'dan maksad yoldur. Yolculuğun kolay, engelsiz geçmesi sür' at kazandırır. Kolaylaştırmak'tan murad sühulet'tir, meşakkate mâruz kalmamaktır.
3- Üzüntülü dönüş'le sefer sırasında üzüntü verici durumlarla karşılaşmak kastedilir. Bu, meşakkatlerden hâsıl olan sıkıntılar değildir, insanı üzecek ve üzüntüsü devam edebilecek durumlardır. Resûlullah (aleyhissâlatu vesselam) bunlardan Allah'a sığınmaktadır, tıpkı, geride bıraktığı mal ve âileye gelebilecek kötü hallerden sığındığı gibi.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
26/12/2007 · Kategori: ISLAMi BILGILER
|
"Allah Resulü bir gün ashabına: Cennetliklerin kimler olduğunu size bildireyim mi? diye sordu. Bildir ya Resulallah! dediler. Halk arasında hor görülüp hiçe sayılan, mütevazi her mü’mindir ki, o bir hususta Allah’a yemin etse, muhakkak Allah onun yeminini boşa çıkarmaz, doğrular. Peygamberamiz ashabına tekrar sordu: Size Cehennem ehlini de bildireyim mi? Bildir ya Resulallah, dediler. Onlar iri vücutlu, katı yürekli, kaba davranışlı, gururlanarak yürüyen, kibirli kimselerdir |
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
26/12/2007 · Kategori: ISLAMi BILGILER
Her Sabah Okunacak Dua:
Okunuşu: "Allahümme bike asbahna ve bike emseyna ve bike nehya ve bike nemutu ve ileykennuşur."
Anlamı: "Allahım! Senin yardımınla sabaha girdik, senin yardımınla akşama kavuştuk, senin yardımınla diriliyor ve senin kudretinle ölüyoruz ve (kıyamette) varış sanadır."
yanlışlık varsa lütfen düzeltin.selamla ve dauyla kalın
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
6/8/2007 · Kategori: ISLAMi BILGILER
Üç Aylar
İslâm'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları. Bu aylar ve diğer dokuz ayın süreleri, ayın hareketlerine göre belirlenmektedir. Kameri ayların süresi, şemsî ayların süresine nazaran değişiklik arzeder. Kamerî sene, şemsî seneden on bir gün daha kısadır. Ayrıca kamerî ayların diğer bir özelliği şemsî aylarda olduğu gibi senenin aynı mevsimine değil, değişik mevsimlerine tesadüf etmesidir. Mesela, kamerî bir ay olan Ramazan ayı, senenin mevsimlerini dolaşır. Hicrî ve kamerî aylar arasında küçük önem taşıyan ve "üç aylar" diye adlandırılan Receb, Şaban ve Ramazan ayları mübarek aylar olarak kabul edilirler. Bu ayların Müslümanlarca önemli ölçüde değer kazanmasının sebepleri arasında Hz. Peygamber (s.a.s)'in bu aylar hakkında verdiği haberler gösterilebilir. Rasûlüllah (s.a.s) bir hadis-i şerifinde; "Recep Allah'ın ayı, Şaban benim ayım ve Ramazan ümmetimin ayıdır" buyurmuştur. Ayrıca Peygamber Efendimiz, Receb ayı girince, " Âllahım! Receb ve Şabanı bize mübarek kı!! Bizi Ramazana ulaştır" diye dua ederdi.
Üç ayların değerini ifade eden diğer bir önemli özellik ise beş mübarek kandil gecesinden dördünün bu aylar içinde olmasıdır. Regaib gecesi, Recep ayının ilk cuma gecesine, Mirac gecesi, Recep ayının yirmi yedinci gecesine, Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesine, Kadir gecesi ise Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rastlar.
Hz. Peygamber (s.a.s) Şaban ayında çok oruç tutardı. Hz. Aişe, Rasûlüllah (s.a.s)'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der: "Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim" (Tecrid-i Sarih, VI, 295).
Ramazan ayının fazileti ise çok daha yücedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: "Ramazan geldiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar da bağlanır" (Müslim, Kitâbu's-Sıyam, 1).
Receb ve Şaban ayları, rahmet ayı olan Ramazanı karşılayan aylar olup Ramazan ayının müjdecisidir. Dinimizde ayrı bir değeri olan üç ayların, kişide insanî özelliklerin olgunlaşmasında ve iradenin kontrol altına alınmasında rolü büyüktür. Zira Receb ve Şaban aylarının feyzinden ve bu aylarda bulunan Regaib, Mirac ve Berat gecelerinin rahmetinden istifade yolunu tutan bu kişi Ramazan ayında ise her türlü kötülükten kendini uzak tutar ve insanî vasıflarının artmasına gayret eder. Nihayet Kadir gecesinde yapacağı ibadet ve tevbe ile manevî hazza ulaşır.
Bu nedenle özellikle, bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur'ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
6/8/2007 · Kategori: ISLAMi BILGILER
" Andolsun size kendinizden öyle bir Peygamber gelmistir ki, sizin sıkıntıya ugramaniz ona çok agir gelir.
O, size çok düskün, müminlere karsi çok sefkatlidir, merhametlidir. "
(Tevbe Suresi, 128)
Allah (c.c) katinda zamanlarin degerleri birbirine esittir. Ancak öyle zamanlar vardir ki o zamanlarda öyle hadiseler olur kI, o vakte diger zaman dilimlerinden daha üstün bir deger kazandirir. Receb-i serîfin ilk Cuma gecesine isabet eden Regâib Gecesi'de bu müstesna zamanlardan biridir. Cum'a geceler böyle kiymetli vakitlerden biridir.Regaib Gecesi gibi iki kiymetli gecede biraraya gelince, bu gece dahada bir kiymetli oluyor. Bu gece, yalvaris ve yakarislarin Yüce Mevla'ya sunuldugu ve O'nun rahmetinden af istenildigi umut, huzur ve müjde gecesidir.
Allah Teâla'nin kullarina lütfunun çoklugu, kereminin bollugu ve pek çok günahkari bagislamasi sebebiyle bu geceye Regaib Gecesi" adi verilmistir. Bu gecenin bu degeri nereden kazandigi hususunda degisik rivayetler bulunmaktadir. Bunlardan biri; Hz.Amine validemizin böyle bir gecede Resulullah (s.a.v)'e hamile oldugunu anladigidir.
Sevgili Peygamberimiz (s.av) Regaib gecesinin içinde bulundugu Recep ayinda çok dua ederr, namaz kilar, oruç tutar, iyiliklerin her çesidini yapar, sadaka vermeye özen gösterirdi. Resulullah (s.a.v)'in Receb'in ilk persembe gününü oruçla geçirdigi ve cuma gecesinde, bu kandil gecesine mahsus olmak üzere on iki rekât namaz kildigi kabul edilir. Regâib gecelerinde dua etmek, tevbe ve istigfarda bulunmak, bu geceyi kutsal kabul etmek suretiyle çesitli ibâdetlerle geçirmek, genel olarak alimler arasinda kabul görmüstür.
Idrak ettigimiz mübarek Regaib Kandilsi vesilesiyle, ruhumuzu karartan kötü duygu ve düsünceleri kalplerimizden atalim. Ibadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsin kötü arzularini frenleyelim. Gönül dünyamizi bulandiran haset, kin, düsmanlik gibi kötü duygulardan temizleyelim.
Bu geceyi nasil karsilmak, nasil ihya etmek gerekir?
Bu gece, oruçlu olarak karsilanmalidir.
Bu gece, kazâsi olanin hiç degilse bir günlük kazâ namazi kilmasi, çok iyi olur.
Bu gecenin ihyâsi, yatsi namaziyla sabah namazini camide cemaatle kilmakla olur . Bu, gecenin ihyâsidir. Bütün günün ihyâsi bu... Yatsi namazi ile sabah namazini camide kilmak, o günün, o gecenin ihyâsi demektir. Insan sabahlara kadar, aksamlara kadar ibadet etmis gibi sevab kazanir.
Bir baska ihyâ sekli zikir ..... "Lâ ilâe illallah " , " Allahümme salli alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âli seyyidinâ muhammed" , "Estagfirullah" , "Sübhànallah" , "Elhamdü lillâh", "Allahu ekber" , "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm", "Allah" gibi sözler mübarek kelimelerdir, cümleciklerdir. Bunlari zikretmek çok sevabdir..
Bazi namazlar vardir,
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)kilmistir. Bunlardan birisi de tesbih namazi ' dir.
Regâib gecesi, aksamla yatsi arasinda: 12 rek'at " Hacet namazi " kilinir.
Hacet Namazi:
2 rek'atte bir selâm verilerek kilinir.
Fâtiha-i serîfeden sonra her rek'atte 3 " I nnâ enzelnâhü . ..", 12 Ihlâs-i serîf okunur.
Namazdan sonra 7 Salât-i Ümmiye okunup secdeye varilir.
Salât-i Ümmiye:
" Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim "
Secdede 70 defa: " Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh " okunur.
Secdeden kalkip 1 defa: " Rabbigfir verham ve tecâvez ammâ ta'lem. Inneke entel-eazzül-ekrem " okunur.
Tekrar secdeye varilip yine 70 defa " Sübbûhun kuddûsün rabbünâ ve rabbül-melâiketi ver-rûh " okunur.
Secdeden kalkip duâ yapilir.
Duâda Hz. Allâh'a su sekilde de ilticâ etmelidir: " Allâhümme bârik lenâ recebe ve sa'bân. Ve bellignâ ramazân "
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::